kumar oynayan bireye bir bakış açısı

kumar birçok kez bireye ıstırap yaşatan ama bir o kadar da zevk veren, bireyin iradesinin sınırlarını zorlayan ve karşı koyamadığı bir şeydir. herhangi bir işlem açıldığında gelecek olan kar üzerinden bile ne hayaller kurulur. bu umut işlemin sonucuna kadardır ve işlem sonucunda ya çok büyük bir sevinç ama çoğunlukla sistemler kasanın kazanması üzerine kurulu olduğundan hüsranla sonuçlanır. mevzu bahis kumar olduğunda birey kendisiyle yani iradesiyle büyük bir savaş içerisindedir. bu durum bireyde çok yüksek heyecan, bir anda mutluluk, bir anda hüsran ve her şeyin bir anda olmasından en sonunda bireyin tüm iradesi tükenir ve yerini çok büyük bir boşluk, depresyon alır, eğer şansı yaver gittiyse ve kazandıysa daha fazla kazanmak isteyecek ve paranın tamamıyla tekrar oynayacaktır, şansı kötü gittiyse eğer kendini durdurmadıysa “en azından zararımı telafi edip öyle bırakayım” derken yine bütün enerjisi/iradesini tüketecektir

kumarın mobilleşmesi üzerine

eskiden kumar oynamak için belki evinden kalkıp bir yere gitmek gerekiyordu. eğer bu işlerin içinde doğan birisi değilsen senin kumarı bulması belki daha uzun zaman alıyor ya da hiç bulmuyordu fakat 2010 sonrası sosyal medya ve akıllı telefon devriminde her şeyin kolaylaştığı gibi kumar da şu anda bireyin iradesini zorlayan, içine düştüğü zaman ıstırap getiren bir şeyin çok ulaşılabilir bir hale gelmesini sağladı. kumar üzerine tarihi bilgimin kısıtlı olması nedeniyle burayı biraz kısıp bireye sunmak istediğin bakış açısına geçmek istiyorum

kumar oynayan bireye bir bakış açısı

bu zamana kadar elbette farklı düşünürler ya da doktorlar hastalarına belli başlı yasaklar ya da fikirler vererek bu bağımlılığı azaltamaya çalışmıştır, benim fikrimce burada sorunlu olan şey bireyin buna “şans oyunu” olarak bakmıyor oluşundandır. yine 2010 sonrası Türkiye krizleri ve 2019 sonrası kovid krizleri insanların para için biraz daha emek sarf etmek ve enflasyonla olan arayı kapatmak için kumarı bir çare görmelerine neden olmuş olabilir. bu tamamen katılmadığım ve yanlış bir görüştür. eğer insan kumarın ıstırabından kurtulmak istiyorsa bunu kafasında tamamen “şans oyunu” olarak nitelendirmelidir. buraya çok fazla umut bağlamamalı ve işi haline gelmemelidir. belki de bu paragraftan önce biraz kumarın zaman üzerine etkisi üzerine yazmalıydım. çünkü kumarın insandan götürdüğü tek şey para ya da irade değildir. işlem açan birey o işlemi kar/zarar için sürekli kontrol ettiğinde yine günün çok büyük bir vakti kumara gitmektedir. halbuki bunu hiç kontrol etmese dahi aynı sonuca ulaşacaktı. örnek olarak günlük hayatta tamamen sağlıklı bir doktoru baz alalım. hastalarıyla ilgileniyor, hayatından memnun fakat bir arkadaş tavsiyesi üzerine borsa ya da iddia oynamaya başladı. ilk başta iyi gidiyordu fakat sonra 2000 TL zarara uğradı. bu onda bir miktar moral kırıklığı yarattı ve en azından “2000 TL’mi alayım sonra bırakırım” düşüncesine kapıldı. oynamaya devam ettikçe zararı da derinleşti ve bir süre sonra hastalarıyla ilgilenmek yerine sürekli telefona bakar bir hale geldi. bu hikayede doktorun yaptığı en büyük hata sadece “şans oyunu” olan kumarın belki sadece %50 şansının olduğu bir oyunu zihninin en tepesine oturtmaya izin vermekti. halbuki en başta yapması gereken şey “hay aksi, bu da benim şanssızlığım” diyerek 2000 TL zararı kabul etmekti. şimdi ise hem günlük akışı bozulmuş durumda, morali yerinde değil ve belki de çok daha kötüye gidecek. eğer bir insan gününün büyük kısmını doktorlukla geçiriyorsa o insan doktordur. eğer bir insan gününün büyük bir kısmını öğretmenlikle geçiriyorsa o insan öğretmendir. ama bir insan bu mesleklerden birine sahip olduğu halde gününün büyük bir kısmını kumar uygulamalarında geçiriyorsa o insan artık doktor ya da öğretmen değil “kumarbazdır”. elbette ki bu insanların en başta hiç kumara başlamamalarını da isterdik fakat bu yazı günlük olarak kumar oynayan bireye bir bakış açısı sunmaktadır. ve bu bakış açısı da şans oyunlarının gerçekten de “şans oyunu” olduğu gerçekliğini kabul etmektir. herhangi bir işlem açan öğretmen ya da doktor buna şans gözüyle baktığında “zaten kazanacaksam kazanacağım, bu uygulamada vakit kaybetmenin bir anlamı yok” deyip gönül rahatlığı ile günlük hayatına devam edebilirken bunu kafasında merkeze almış insanlar ıstırap ve depresyon içerisinde olacaktır

şans oyunları gerçekten de “şans oyunlarıdır”

güneşli bir çanakkale 5 nisanından kerem aydın, 2024

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir